Preloader
SUNİ TOZLAMA YAPTIM, SONUÇ NEDEN KÖTÜ?
hakielik 04 Ağu 2026
SUNİ TOZLAMA YAPTIM, SONUÇ NEDEN KÖTÜ?

Sorun uygulamada mı, kullanılan polende mi, yoksa tozlanmadan sonraki süreçte mi?

Bir üreticimiz, Antep fıstığı bahçesinde suni tozlama yaptığını ancak beklediği sonucu alamadığını belirterek bana şu soruyu yöneltti:

“Suni tozlama yaptım fakat sonuç beklediğim kadar iyi olmadı. Acaba nerede hata yaptım?”

Üreticinin aktardığına göre önceki yıl bahçede suni tozlama yapılmamış, erkek ağaçlar da oldukça az çiçek açmıştı. Bu yıl ise hem suni tozlama yapılmış hem de bahçedeki erkek ağaçlar dişilerle uygun zamanda çiçek açmıştı. Erkek ağaç sayısı az olmasına rağmen polen veren erkek çiçek miktarı önceki yıla göre belirgin biçimde fazlaydı.

Buna rağmen sonuç beklediği kadar belirgin olmayınca üretici doğal olarak şu soruların cevabını arıyordu:

Suni tozlama gerçekten işe yaramadı mı? Kullanılan polende mi sorun vardı? Yoksa tozlanmadan sonraki koşullar mı sonucu etkiledi?

Üretici, bu yıl yağışların da oldukça fazla olduğunu belirtiyor. Özellikle yağmurun çiçeklenme ve tozlanma dönemine denk gelmesi, polenin taşınmasını ve dişi çiçeklere ulaşmasını zorlaştırmış olabilir. Ancak bu örnek üzerinden asıl üzerinde durmak istediğim konu, suni tozlamada kullanılan polenin kaynağı ve niteliğidir.

 

Suni tozlama işe yarıyor mu?

İzzet Açar, Bekir Erol Ak ve H. Kuzdere’nin Ceylanpınar’da Siirt çeşidiyle yaptıkları çalışmada polenler, erken çiçek açan erkek ağaçlardan toplanmış ve Nemden korunarak kurutulan polenler −4 °C’de 7–10 gün saklanmış; dişi ağaçlar tam çiçeklenmeye geldiğinde yüzde 2 polen ile yüzde 98 un karıştırılarak atomizörle uygulanmıştır.

Çalışmada:

Meyve tutumu suni tozlanan ağaçlarda yüzde 14,13, doğal tozlananlarda yüzde 9,40,

Dolu meyve oranı suni tozlamada yüzde 52,24, doğal tozlanmada yüzde 44,68 bulunmuştur.

Suni tozlama hem meyve tutumunu hem de dolu meyve oranını artırmıştır. Ancak suni tozlanan meyvelerin yüzde 47,76’sı yine boş kalmıştır. Yani suni tozlama sonucu iyileştirmiş fakat boş meyve sorununu tamamen ortadan kaldırmamıştır.

Burada kullanılan yüzde 2’lik polen oranının her bahçe için geçerli, değişmez bir reçete olmadığını da belirtmek gerekir. Bu oran, söz konusu araştırmada kullanılan uygulama protokolüdür.

 

Kullanılan polenin türü önemli mi?

Pistacia vera dişi çiçekleri, farklı Pistacia türlerinden alınan polenlerle döllenebilir. Ancak döllenmenin gerçekleşmesi, bütün polenlerin aynı meyve kalitesini oluşturacağı anlamına gelmez.

Bu konuda üreticilerden zaman zaman şu soruyu alıyorum:

“Suni tozlamada farklı pistaciae erkeğinin polenini kullanabilir miyiz?”

Bekir Erol Ak’ın P. vera, P. atlantica ve P. terebinthus polenlerini karşılaştırdığı çalışmada en ağır meyve ve içler P. vera (antep fıstığı erkeğiyle) poleniyle elde edilmiştir.

Yüz iç ağırlığı:

P. vera poleninde 48,4 gram,

P. atlantica poleninde 42 gram,

P. terebinthus poleninde 36,2 gram bulunmuştur.

İç randımanı bakımından uygulamalar arasında istatistiksel bir fark belirlenmemiştir. Bu çalışmadan güvenle söyleyebileceğimiz sonuç, P. vera poleninin meyve ve iç ağırlığı bakımından daha iyi sonuç verdiğidir.

Atlantik sakızı poleninin boş meyve oranıyla ilişkisini doğrudan inceleyen çalışmalardan birini ise Hormaza ve Herrero yapmıştır. Araştırmada P. atlantica poleni, altı farklı P. vera erkeğinin poleniyle karşılaştırılmıştır.

P. atlantica poleniyle oluşan meyvelerde genel olarak:

Daha düşük çıtlama,

Daha küçük meyve ve embriyo ağırlığı,

Daha yüksek dolmamış meyve oranı belirlenmiştir.

Ancak araştırmacılar, etkinin büyüklüğünün tozlanan dişi ağacın genetik yapısına göre değiştiğini özellikle vurgulamıştır. Dolayısıyla “Atlantik sakızı poleni kesinlikle meyveyi boş bırakır” şeklinde bir sonuç çıkarılamaz.

Bununla birlikte polenin yalnızca canlı olması yeterli değildir; hangi Pistacia türüne ait olduğu da önemlidir.

 

Aynı tür içindeki her erkek aynı sonucu verir mi?

İzzet Açar ve Sinan Eti’nin üç yıl süren çalışması, aynı tür içindeki erkek tiplerin de sonucu etkileyebildiğini gösteriyor.

Dokuz farklı P. vera erkek tipi; Kırmızı, Siirt ve Ohadi çeşitlerinde karşılaştırılmıştır. Siirt çeşidinde 12 ve 13 numaralı erkeklerle yapılan tozlamalarda, deneme koşullarında çiçek ve küçük meyve dökümü daha yüksek bulunmuştur.

Bu sonuç, belirli erkek tiplerin her bahçede ve her koşulda kötü sonuç vereceği anlamına gelmez. Ancak yalnızca “P. vera poleni kullandım” demek de yeterli değildir. Erkek ağacın tipi, dişi çeşitle çiçeklenme uyumu, polen üretimi ve polen canlılığı dikkate alınmalıdır.

 

Bu üreticinin bahçesinde sonuç neden zayıf kalmış olabilir?

Bu bahçede sonucun neden beklenen düzeyde olmadığını kesin olarak söylemek mümkün değildir. Çünkü aynı yıl içerisinde suni tozlama yapılmayan kontrol ağaçları bırakılmamıştır. Ayrıca önceki yıl ile bu yılın doğal polen miktarı ve hava koşulları aynı değildir.

Bahçedeki erkek ağaçlar bu yıl daha fazla çiçek açmış ve dişi ağaçlarla uygun zamanda çiçeklenmiştir. Dolayısıyla elde edilen sonucun ne kadarının doğal, ne kadarının suni tozlamadan kaynaklandığını birbirinden ayırmak güçtür.

Yine de benzer durumlarda şu ihtimallerin değerlendirilmesi gerekir:

Bahçedeki doğal tozlanma bu yıl zaten önceki yıldan daha güçlü gerçekleşmiş olabilir. Bu nedenle suni tozlamanın sağladığı ilave katkı gözle belirgin şekilde fark edilmemiş olabilir.

Kullanılan polenin ait olduğu tür, erkek tipi veya canlılık durumu yeterince bilinmiyor olabilir.

Polen uygun şekilde kurutulmamış veya doğru koşullarda saklanmamış olabilir.

Uygulama, dişi çiçeklerin polen kabul ettiği dönemin öncesinde ya da sonrasında yapılmış olabilir.

Çiçeklenme dönemindeki yağış ve diğer hava koşulları uygulamanın etkinliğini azaltmış olabilir.

Tozlanma gerçekleşse bile beslenme, sulama, budama, yüksek sıcaklık ve diğer bahçe koşulları embriyo gelişimini ve meyvenin dolmasını sınırlandırmış olabilir.

Bunlar, üreticinin uygulamada mutlaka hata yaptığı anlamına gelmez. Ancak sonuç değerlendirilirken kontrol edilmesi gereken temel noktalardır.

Açar ve Eti’nin çalışmasında da meyve tutumunun yalnızca tozlanma ve döllenmeye bağlı olmadığı; beslenme, sulama, budama ve çevre koşullarından etkilendiği belirtilmektedir.

 

Suni tozlamanın etkisi nasıl ölçülmeli?

Suni tozlamanın başarısını yalnızca önceki yılın ürünüyle karşılaştırmak doğru bir değerlendirme olmayabilir. Çünkü yıllar arasında doğal polen miktarı, yağış, sıcaklık, ağaçların ürün yükü ve bakım koşulları değişebilir.

İncelediğim araştırmalarda suni tozlanan ağaç veya salkımlar ile doğal tozlanmaya bırakılanlar aynı yıl içerisinde karşılaştırılmıştır.

Üretici koşullarında da mümkünse benzer gelişme ve ürün yüküne sahip bazı ağaçlar uygulama dışında bırakılmalıdır. Hasat döneminde meyve tutumu, dolu meyve, boş meyve ve çıtlama oranları bu kontrol ağaçlarıyla karşılaştırılmalıdır.

Aksi hâlde suni tozlamanın gerçek katkısını diğer değişkenlerden ayırmak mümkün olmaz.

 

Sonuç

Bir üreticinin “Suni tozlama yaptım ancak sonuç kötü oldu” demesi, suni tozlamanın verime katkı sağlamadığı anlamına gelmez.

Özellikle bahçede o yıl doğal polen yetersizliği yaşanmamışsa suni tozlamanın sağladığı ilave katkı sınırlı görünebilir. Bunun yanında polenin türü, erkek tipi, canlılığı, saklama koşulları ve uygulama zamanı da sonucu etkileyebilir.

Kaynağı ve canlılığı bilinmeyen polene para ödenmesi, uygulama masrafıyla birlikte üretici için ciddi bir maddi kayba dönüşebilir. Önümüzdeki yıllarda suni tozlama uygulamalarının artacağını düşünüyorum. Bu nedenle polenin hangi tür ve erkek ağaçtan alındığı, nasıl kurutulup saklandığı, canlılık oranı ve uygulama zamanı belirli bir prosedüre bağlanmalıdır.

Suni tozlama yalnızca ağaca polen vermek değildir; doğru polenin, canlılığını kaybetmeden, doğru zamanda ve uygun koşullarda dişi çiçeğe ulaştırılmasıdır.

 

Kaynaklar

Acar, I., Ak, B.E. ve Kuzdere, H. (2001). An Investigation on Artificial Pollination Facilities in Pistachios by Using an Atomizer. Cahiers Options Méditerranéennes, 56, 145–148.

Ak, B.E. (2001). Effects of Different Pistacia Species Pollen on Fruit Dimension and Weight in the Kırmızı Variety. Cahiers Options Méditerranéennes, 56, 311–314.

Acar, I. ve Eti, S. (2007). Abscission of Pistachio Flowers and Fruits as Affected by Different Pollinators. Pakistan Journal of Biological Sciences, 10, 2920–2924.

Hormaza, J.I. ve Herrero, M. (1998). Pollen Effects on Fruit and Seed Characteristics in Pistachio. Annals of Applied Biology, 132, 357–364.

Not: anlatım bozukluğu ve noktalama işaretleri yapay zeka desteği ile düzeltilmiştir.

Paylaş

Mesaj bırakın