Su uygulandıktan hemen sonra akabinde inceden hafif ama hızlı bir sürüm (toz kalkacak şekilde) ile ağaçlara toz yapışması sağlanır. Ben…
Biyolojik mücadelenin gerçek gücü, bir uğur böceğinin kaç yaprak biti yediğiyle değil; yaprak biti popülasyonunun çoğalma hızını ne kadar düşürdüğüyle anlaşılır.
Uğur böceği denildiğinde en çok tekrarlanan bilgilerden biri, bir bireyin günde 200–300 yaprak biti tüketebildiğidir. Bu sayı dikkat çekicidir; ancak biyolojik mücadelenin başarı ölçüsü değildir.
Çünkü tüketim miktarı uğur böceğinin türüne, larva veya ergin oluşuna, cinsiyetine, sıcaklığa, yaprak bitinin türüne ve av yoğunluğuna göre değişir. Xue ve arkadaşları, 26 °C’de soya yaprak bitiyle yürüttükleri kontrollü çalışmada teorik en yüksek günlük tüketimi Coccinella septempunctata için yaşam dönemi ve cinsiyete göre 166–277; Harmonia axyridis için 73–244 yaprak biti arasında hesapladı. Dolayısıyla “300” sayısı her uğur böceği için her gün gerçekleşen sabit bir değer değil, belirli koşullarda yaklaşılabilecek üst sınıra yakın bir ifadedir.
Üstelik bir avcının çok sayıda yaprak biti yemesi, koloninin mutlaka küçüleceği anlamına gelmez. Aynı süre içinde yaprak bitleri yenilenden daha fazla yeni birey oluşturuyorsa popülasyon büyümeye devam eder.
Bu nedenle doğru soru şudur:
Uğur böceği kaç yaprak biti yedi değil, doğal düşmanlar olmasaydı yaprak biti kaça çıkacaktı?
Birçok yaprak biti türü uygun dönemde çiftleşmeden, canlı dişi yavrular doğurarak çoğalabilir. Tür ve koşullara göre büyük değişkenlik bulunmakla birlikte bir dişi günde birkaç nimf doğurabilir; bazı uygun koşullarda günlük sayı çok daha yükseğe çıkabilir. Sıcak ve elverişli dönemlerde bazı türlerin yeni doğan nimften üreyen ergine ulaşması yaklaşık bir hafta sürebilir. Bu nedenle birkaç kurucu birey kısa sürede çok kuşaklı bir koloniye dönüşebilir.
Yaprak biti sayısındaki değişim yalnızca doğum ve yenilmeden oluşmaz. Sahadaki gerçek denge şu hareketlerin toplamıdır:
Son popülasyon = İlk popülasyon + doğanlar + dışarıdan gelenler − yenilenler − parazitlenenler − diğer ölümler − alanı terk edenler
Uğur böceği bu eşitliğin yalnızca bir bölümüdür. Diğer doğal düşmanlar ve hastalık etmenleri de yaprak biti kayıplarına katkı sağlayabilir.
Arazide çok sayıda uğur böceği bulunması iki farklı anlama gelebilir:
İkinci durumda uğur böceği sayısı ile yaprak biti sayısı aynı anda artabilir. Bu, uğur böceklerinin zararlıyı artırdığı anlamına gelmez; avın yoğun olduğu yere geldiklerini gösterir. Ayrıca uğur böceğinin yumurta ve pupa dönemleri beslenmez. Yaprak bitini esas olarak larvalar ve erginler tüketir. Bu nedenle yalnızca kırmızı erginleri saymak, sahadaki biyolojik mücadeleyi eksik değerlendirmektir.
Çiftçi; erginlerin yanında hareketli uğur böceği larvalarını, diğer avcı böcekleri ve parazitoitlerin oluşturduğu parazitlenmiş“yaprak biti mumyalarını” da aramalıdır.
Ekologların kullandığı temel yöntemlerden biri doğal düşman dışlama deneyidir. Bu deney uğur böceklerini saymak için yapılmaz. Amaç, doğal düşmanlar bitkiye ulaşamasaydı yaprak biti popülasyonunun ne kadar büyüyeceğini karşılaştırmalı olarak görmektir.
Gardiner ve arkadaşları bu yaklaşımı ABD’nin dört eyaletindeki 26 soya tarlasında uyguladı. Her deneme bitkisinde başlangıç sayısını 10 soya yaprak bitine eşitlediler. Bir bitkiyi ince tüllü kafesle kapatarak doğal düşmanların erişimini engellediler; aynı sıradaki eş bitkiyi doğal düşmanlara açık bıraktılar. Yaprak bitlerini 7 ve 14 gün sonra yeniden saydılar.
On dört günün sonunda doğal düşmanların giremediği kafeslerdeki yaprak biti popülasyonu, açık bitkilerdekinden 5,3 kat daha yüksekti. Başka bir ifadeyle açık bitkilerdeki son yoğunluk, doğal düşmanların dışlandığı bitkilerin yaklaşık beşte biri düzeyinde kaldı. Bu oran son yoğunluk üzerinden ifade edildiğinde yaklaşık yüzde 81’lik göreli bir baskıya karşılık gelir:
1 − (1 ÷ 5,3) = 0,811; yaklaşık yüzde 81
Burada çok önemli bir ayrıntı vardır: Araştırmada uğur böcekleri doğal düşman topluluğunda baskın olsa da ölçülen yüzde 81’lik fark yalnızca uğur böceğine mal edilemez. Kafesin dışında bırakılan bütün erişebilir avcıların ve diğer doğal süreçlerin ortak etkisidir.
Çalışmanın diğer önemli sonucu, doğal düşmanların yaprak bitini her tarlada ekonomik eşiğin altında tutmayı başaramamasıdır. Buna rağmen yaprak bitlerinin eşiğe ulaşmasını geciktirmiş, eşiği aşan alanların oranını düşürmüş ve potansiyel artışın büyük bölümünü engellemiştir. Demek ki doğal düşman etkili olabilir; fakat bazı koşullarda yaprak bitinden henüz tamamen üstün gelmemiş olabilir.
Bilimsel bir deneyin bütün şartlarını tarlada kurmak kolay değildir. Ancak doğal düşman baskısını yaklaşık olarak görmek için küçük bir karşılaştırma yapılabilir:
Başlangıç yoğunlukları birbirine yakın olsa bile değerlendirmede her sürgünün kendi değişimi kullanılmalıdır:
Çoğalma katsayısı = Son sayı ÷ İlk sayı
Yaklaşık doğal düşman baskısı = [1 − (Açık sürgünün çoğalma katsayısı ÷ Tüllü sürgünün çoğalma katsayısı)] × 100
Sonuçların temel anlamı şöyledir:
Bu karşılaştırma kesin bir mücadele eşiği değildir ve tek başına ilaçlama veya ilaçlamama kararı verdirmez. Tül; sıcaklığı, nemi, ışığı ve kanatlı yaprak bitlerinin giriş-çıkışını etkileyebilir. Bilimsel çalışmalarda bu nedenle yanlarında açıklıklar bulunan bir “yalancı kafes” uygulamasıyla kafesin kendi etkisi ayrıca kontrol edilir. Çiftçinin kısa süreli denemesi ancak sahadaki toplam baskıyı anlamaya yarayan yaklaşık bir göstergedir.
Dengenin matematiği: hedef sıfır yaprak biti değil, katsayının 1’in altına inmesidir
İlaçsız veya koruyucu biyolojik mücadelede gerçekçi hedef, arazide tek bir yaprak biti bırakmamak değildir. Hedef, popülasyonun bir sayımdan diğerine küçülmesini sağlamaktır.
Bu durum matematikte basitçe şöyle ifade edilir:
Net çoğalma katsayısı 1’den küçükse popülasyon geriler.
Net çoğalma katsayısı 1’e eşitse popülasyon yaklaşık sabit kalır.
Net çoğalma katsayısı 1’den büyükse popülasyon büyür.
Doğal düşmanların yarattığı baskı tek başına yeterli değilse iki taraflı çalışmak gerekir: yaprak bitinin çoğalma ve alana giriş avantajı azaltılırken doğal düşmanların sahaya erken ulaşması ve yaşamını sürdürmesi desteklenir.
Yaprak bitinin yarışa hızlı başlaması engellenmeli
Doğal düşmanlar yaprak bitinden önce sahada olmalı
Yaprak biti kolonisi büyüdükten sonra gelen avcılar çoğu zaman geriden başlayan bir yarışa girer. Gardiner çalışmasının gösterdiği önemli noktalardan biri, düşük fakat sürekli erken dönem avcılığının salgını geciktirebilmesidir.
Açık arazide tarla kenarındaki çok yıllık bitki örtüsü, çalılıklar, çimenlik alanlar ve uygun çiçek kaynakları doğal düşmanların barınmasına katkı sağlayabilir. Ancak “rastgele çiçek ekmek” bilimsel bir yöntem değildir. Çiçek şeridindeki türler; bölgeye, ürüne, çiçeklenme zamanına ve desteklenecek doğal düşmana göre seçilmelidir. Seçilen bitkiler zararlıya yeni bir konukçu veya hastalıklara rezervuar oluşturmamalıdır.
Tschumi ve arkadaşlarının patates tarlalarında ürüne özel hazırlanan çiçek şeritleriyle yaptığı çalışmada çiçek sineği ve dantelkanat yumurtaları artmış, komşu üründeki yaprak biti yoğunluğu kontrol alanlarına göre ortalama yüzde 75 daha düşük bulunmuştur. Bu, her çiçek şeridinin aynı sonucu vereceği anlamına gelmez; doğru bitki seçimi ve zamanlamanın önemini gösterir.
Uğur böceği satın alıp araziye bırakmak her zaman çözüm değildir
Açık alana rastgele ergin uğur böceği bırakılması kalıcı bir popülasyon kurulacağını garanti etmez. Ticari olarak satılan bazı ergin uğur böceklerinin bırakıldıktan sonraki bir veya iki gün içinde alandan dağıldığı bildirilmektedir. Bu nedenle arazide zaten bulunan yumurta, larva ve erginleri korumak; habitatı, zamanlamayı ve besin kaynaklarını iyileştirmek çoğu durumda daha kalıcıdır.
Kapalı seralarda durum farklı olabilir. Uygun türün, doğru yoğunlukta ve erken dönemde salınması daha yönetilebilir sonuç verebilir. Banker bitki sistemlerinde, ürüne geçmeyen alternatif bir yaprak biti ve onu parazitleyen faydalı böcekler küçük bir bitki grubu üzerinde yaşatılarak doğal düşmanın zararlı gelmeden önce serada bulunması sağlanır. Ancak bu sistem; ürün, zararlı ve faydalı türlerinin doğru eşleştirilmesini, düzenli izlemeyi ve uzman planlamasını gerektirir.
Uğur böceği yalnız değildir
Yaprak biti mücadelesinin tamamını uğur böceğine bağlamak ekolojik tabloyu daraltır. Saha baskısını oluşturan başlıca gruplar şunlardır:
Farklı doğal düşmanlar koloninin farklı dönemlerinde ve farklı bitki kısımlarında etkili olabilir. Biyolojik mücadelede dayanıklılığı sağlayan çoğu zaman tek bir “kahraman” değil, görevleri birbirini tamamlayan bir topluluktur.
Bazı ürünlerde asıl ekonomik zarar, yaprak bitinin emdiği özsudan değil taşıdığı bitki virüslerinden kaynaklanır. Virüsün türüne bağlı olarak az sayıdaki kanatlı yaprak biti kısa beslenme denemeleri sırasında hastalık bulaştırabilir. Doğal düşmanlar daha sonra koloniyi baskılasa bile ilk bulaşmayı geri alamaz.
Bu nedenle virüs riski yüksek üretimlerde temiz fide, girişlerin fiziksel olarak engellenmesi, uygun tül ve yansıtıcı malç gibi önleyici uygulamalar biyolojik mücadeleyle birlikte düşünülmelidir. Ürün ve yaprak biti türüne göre mücadele eşikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Bir uğur böceğinin bir günde 300 yaprak biti yiyebilmesi etkileyicidir. Fakat biyolojik mücadelede sonucu belirleyen, bu sayının koloninin aynı sürede oluşturduğu yeni bireylerden büyük olup olmadığıdır.
Doğal düşmanlar yaprak biti popülasyonunu azaltabilir, sabit tutabilir veya yalnızca artışını yavaşlatabilir. Üç durumda da etki vardır; fakat yalnızca çoğalma katsayısı 1’in altına indiğinde popülasyon gerçekten geriler.
Bu yüzden arazide sorulması gereken temel soru şudur:
Bugün kaç yaprak biti kaldı değil; doğal düşmanlarımız olmasaydı bugün kaç tane olacaktı?
İlaçsız mücadele hiçbir şey yapmadan beklemek değildir. Yaprak bitinin çoğalma ve göç avantajını azaltan, doğal düşmanların erken yerleşmesini sağlayan ve sonuçları düzenli sayımlarla izleyen bir üretim sistemi kurmaktır.
Bilimsel yöntem ve kullanım notu
Bu yazıda Gardiner ve arkadaşlarının gerçek saha deneyi esas alınmıştır. Doğal düşman dışlama karşılaştırması yalnızca uğur böceğini değil, kafes tarafından erişimi sınırlandırılan doğal düşman topluluğunun toplam etkisini ölçer.
Çiftçinin yapacağı kısa tül karşılaştırması ekonomik zarar eşiği değildir ve tek başına ilaçlama veya ilaçlamama kararı verdirmez. Ürün, yaprak biti türü, bitkinin gelişme dönemi, virüs riski, hava koşulları ve Türkiye’deki resmî teknik öneriler birlikte değerlendirilmelidir.
Kaynaklar
NOT: Bu yazının noktalama işeriti hataları, anlatım bozukluğu olmaması yönünden yapay zeka desteği ile hazırlanmıştır.


Su uygulandıktan hemen sonra akabinde inceden hafif ama hızlı bir sürüm (toz kalkacak şekilde) ile ağaçlara toz yapışması sağlanır. Ben…
Hangi ağaçlara Antep Fıstığı aşısı yapılabilir?
Ağzınıza sağlık hocam Bencede aşılı fıstık dediğiniz gibi kaliteli aşılı Siirt fıstığı anaç buttum
agro mimari Antep fıstığı dip kurdu ara tarım aşılama Boşiç budama dikey tarım empoasca fidan fizyoloji gübreler kök gelişimi polen tozu sera seracılık ürünleri sulama sunitozlama tarım jeopolitiği tarım tarihi tohum yağmur hasadı zeytin çimlenme üzüm ıslah şehir tarımı

Mesaj bırakın