Su uygulandıktan hemen sonra akabinde inceden hafif ama hızlı bir sürüm (toz kalkacak şekilde) ile ağaçlara toz yapışması sağlanır. Ben…
Son yıllarda tarım yalnızca “nasıl üretileceği” ile değil, nerede ve ne kadar yakında üretileceği sorusuyla da tartışılıyor. Bunun temel nedeni, iklim krizinin ve arz zinciri şoklarının aynı anda tarımı baskı altına alması.
Pandemi, savaşlar, enerji krizi ve aşırı hava olayları bize şunu net biçimde gösterdi:
Gıda artık sadece tarımsal bir konu değil; stratejik bir güvenlik meselesi.
Bu noktada “yakın üretim” yaklaşımı ve dikey tarım yeniden gündeme geliyor.
“Yakın üretim” neden bu kadar öne çıktı?
Küresel gıda sistemleri çok verimli görünebilir; ama aynı zamanda kırılgan:
Lojistik kırılmaları: Liman tıkanmaları, navlun artışları, gecikmeler
Enerji şoku: Gübre ve sera/soğuk zincir maliyetleri
Aşırı hava olayları: Kuraklık, sel, sıcak dalgaları ; üretim ve kalite kaybı
Jeopolitik riskler: İhracat kısıtlamaları, tahıl koridoru sorunları, yaptırımlar
Bu yüzden birçok ülke “daha çok üretim” kadar, “daha yakında üretim” fikrini de stratejiye yazıyor.
Dikey tarım tam olarak nedir?
Dikey tarım; bitkilerin kapalı ve kontrollü ortamlarda (ışık, sıcaklık, nem, CO₂, besin, su) çoğunlukla katmanlı raf sistemlerinde yetiştirilmesi. Bunun daha geniş şemsiyesi ise “kontrollü çevre tarımı” yaklaşımı.
Yıl boyu üretim
Aynı kalite standardını tutturma (özellikle yeşillikler/otlar)
Şehir/pazar yakınına kurulum ; daha kısa tedarik zinciri
Enerji maliyeti ve elektrik fiyatına hassasiyet (LED + iklimlendirme)
Yüksek ilk yatırım ve teknoloji/işletme karmaşıklığı
Ürün sepetinin çoğunlukla marul, yeşillik, otlar, mikro filizler gibi kalemlerde yoğunlaşması (tahıllar için uygun değil)
Bugünkü anlamıyla “dikey tarım” fikrinin şehir ölçeğinde popülerleşmesi, 1999’da Dickson Despommier tarafından “gökdelende tarım” yaklaşımıyla sistematik şekilde ortaya konmasıyla hız kazandı.
Ama “kapalı üretim/bitki fabrikası” tarafında erken ticari örnekler özellikle Japonya’da 1980’ler ve 1990’larda görünür biçimde gelişti: 1980’lerde bazı ticari girişimler, 1990’larda yeni tesis dalgalarıyla sektör büyüdü.
Ayrıca bilimsel ve ön-ticari çalışmaların 1970’lere uzandığı; 1989–90 döneminde TS Farm gibi örneklerin öne çıktığı da akademik kaynaklarda geçiyor.
Neden Japonya?
Özetle: sınırlı tarım arazisi, yüksek kentleşme, gıda güvenliği ve teknoloji altyapısı. Japonya’da 1980’ler/1990’lar “ilk dalgalar”, 2009 sonrası ise yeni bir ivme dönemi olarak anlatılıyor.
Not: Bazı anlatımlarda “deprem” vurgusu geçse de, Japonya’daki dikey/kapalı üretim çizgisi depremden önce de başlamış, zaman içinde farklı dalgalarla büyümüştür.
Çünkü bazı ülkeler için dikey tarım, gıdanın tamamını üretme projesi değil; krizlere karşı “tampon kapasite” ve şehir yakınında taze ürün aracı.
Stratejik değerinin yükseldiği koşullar:
Arazi ve su kısıtı (çöl iklimi / yoğun kentleşme)
İthalata bağımlılık
Tedarik zinciri kırılganlığı
Yüksek standart ve izlenebilirlik talebi
Ama önemli bir ders var: Bu işte “niyet” kadar ekonomi de belirleyici. Örneğin Singapur, gıda dayanıklılığı hedefleriyle öne çıksa da sonradan hedeflerinde revizyona gitti.
Dikey tarımda öne çıkan yatırım ve pazar ülkeleri
Aşağıdaki liste “kesin sıralama”dan çok; pazar büyüklüğü, yatırım çekimi ve proje yoğunluğu açısından öne çıkan ülkeleri toplar:
ABD: Kuzey Amerika, dikey tarım gelir payı açısından en büyük bölge olarak raporlanıyor; ABD’de pazar ölçeği ve şirket sayısı yüksek.
Çin: Asya-Pasifik’te ana pazar ülkeleri arasında düzenli şekilde sayılıyor.
Singapur: Gıda güvenliği odağıyla bölgesel merkezlerden biri.
Güney Kore: Asya-Pasifik’in güçlü pazarları arasında.
Hindistan: Asya-Pasifik’te büyüyen pazarlar arasında gösteriliyor.
Almanya ve İngiltere: Avrupa’da güçlü varlığı olan ülkeler arasında anılıyor.
Birleşik Arap Emirlikleri: Körfez’de büyük ölçekli projeler ve ortaklıklar var; örneğin Plenty’nin Mawarid ile duyurduğu büyük ortak girişim buna örnek.
Suudi Arabistan: Kamu destekli gıda güvenliği yaklaşımıyla kapalı tarım/dikey tarım yatırımları öne çıkıyor; Public Investment Fund ile AeroFarms ortak girişimi buna örnek.
Evet; ama şartlı.
Dikey tarım, “ülkenin tüm gıdasını üretir” iddiasından çok, şehir yakınında taze ürün, standart kalite, kriz dayanıklılığı ve ithalat riskini kısmen azaltma açısından stratejik bir araç olabilir.
Stratejik olabilmesi için iki kritik koşul öne çıkıyor:
Enerji maliyetini yönetebilmek (ucuz/temiz elektrik, atık ısı entegrasyonu, verimli LED/iklimlendirme)
Doğru ürün seçimi ve doğru pazar (yüksek değerli, hızlı dönen taze ürünler)


Su uygulandıktan hemen sonra akabinde inceden hafif ama hızlı bir sürüm (toz kalkacak şekilde) ile ağaçlara toz yapışması sağlanır. Ben…
Hangi ağaçlara Antep Fıstığı aşısı yapılabilir?
Ağzınıza sağlık hocam Bencede aşılı fıstık dediğiniz gibi kaliteli aşılı Siirt fıstığı anaç buttum
agro mimari Antep fıstığı dip kurdu ara tarım aşılama budama dikey tarım fidan fizyoloji gübreler kök gelişimi sera seracılık ürünleri sulama sunitozlama tarım jeopolitiği tarım tarihi tohum yağmur hasadı zeytin çimlenme üzüm ıslah şehir tarımı

Mesaj bırakın